Ara

Evleneceklere Tavsiyeler

Evleneceklere tavsiyeler benden gelsin. Herkese merhaba arkadaşlar geçen gün şöyle bir mesaj aldım. Evlenecekler tavsiyeler hakkında konuyla ilgili hem özel hayatımda hem de pandemi öncesinde çok sık yaptığım seminerlerde konu açılınca insanlarla paylaştığım bir fikir var.


Evli olanların çok işe yaradıklarını gördüm birçok sorunun hemen üstesinden geldiklerini gördüm, evli olmayan genç çiftlerin de birbirleriyle çok daha sağlam zeminler üzerine ilişkilerini inşa ettiklerini gördüm. Dolayısıyla bu mesajı alınca da neden bunu Burada paylaşmıyorum diye kendime sordum.


Bu makele evlilik nedir? Makalesi değil. Eşimle evlenmeden önce yaptığım bir konuşmayı içeriyor içerisinde iki fikir var makale de zaten iki başlık halinde olacak evliliği düşünen çiftler ya da halihazırda evli olan çiftler. Bu fikirlerden çok ciddi anlamda faydalanabilir bir çay kahve alalım hemen başlayalım.


Ben 29 yaşında evlendim eşim evlendiğimizde üniversite sona gidiyordu hayatta yaşadıklarım aldığım eğitimler yaşadığım tecrübeler edindiğim deneyimlerin insanın biraz olgunlaştırıyor evlenmeden önce de eşimle bir konu üzerine ciddi bir konuşma yapmıştı İki farklı fikirden bahsettim ona ilki benim açımdan eş olmanın ne anlama geldiğini ile ilgiliydi.


İnsan sosyal bir varlık ve dışarıda sürekli insanlarla başkalarıyla iletişim halindeyiz. Ticaret yaparken de, dostluk kurarken de, sürekli karşınızda birileri var ve onlarla fikir deneyim alışverişi yapıyoruz. Çok kez yaşamışsınızdır biriyle gereğinden fazla görüştüğünüz de onun bazı özellikleri sizin dikkatinizi çekmeye başlar yani itici bulmaya başlarsınız onu.


Bununla ilgili de zaten tonla atasözü vardır bir yerde gereğinden fazla bulunma birileriyle gereğinden fazla görüşmeme ile ilgili benim şöyle bir tezim var. Bu konuyla ilgili biriyle gerçekten gereğinden fazla görüşürsen onu itici bulmaya başlarsın ondaki hataları görmeye başlarsın. Çünkü sürekli karşındadır çok fazla bakarsın ve çok fazla hata görürsün.


Hatta insan aynaya bile çok fazla baksa gereğinden fazla baksa kendinde bile dünya kadar hata dünya kadar kendini bile itici gelebilecek şeyler görmeye başlar benim tezime göre evlenecek çiftler birbirlerini diğerleriyle yaptıkları gibi karşılarına alıp iletişim kurmamalı karşılarından yanlarına almalı yan yana olduklarında birbirlerinin kusurlarına değil birbirlerinin hayat yolculuklarına konsantre olurlar.


Eğer bunu yaparsanız yani karşınıza almak yerine hayat arkadaşınızı yanınıza alırsanız omuzlar birbirine değerse diyelim 30 yaşında evlendiniz 30 senedir karşınıza aldığımız iletişim kurduğunuz her insanla kusur arama reflekssiniz eşinize karşı çalışmamış olur O ara refleksinizi ters köşe yapmış olursunuz. Çünkü eşinize diğerlerine yaptığınız gibi onlara davrandığımız gibi adete radar gibi gözlerle kusur arama, hata arama, ezmeye çalışma, üstüne çıkma, çıkar kovalama aramıyorsunuz.


Gençler de bunu anlıyorum saygı gösteriyorum aslında evlenmek karşısındaki insanı elde etmek hayatının en büyük amacı olabiliyor. Ama gerçek şu ki hiç bir insanı elde etmek hiçbir insanla evlenmek bir hayatın amacı olamaz. İki tarafında bir amacı olmayınca bir hayat duruşları, bir hayat yolculukları, yolculuk planları olmayınca tek hedefleri birbirlerine elde etmek olunca ne oluyor.


Büyük İskender'in büyük balkon konuşmasını yaptıktan sonra içeriye odaya girdikten sonra düştüğü o psikolojik boşluk o amaçsızlığa düşüyorlar Ee peki şimdi ne yapacağız diyorlar ve başlıyor. Sorunlar, hata bulmalar, çekememezlikler, daha önce sevdiği şeylere katlanamamak, inatlaşmalar, kapışmalar, sebepsiz yeri büyük doğan kavgalar ezcümle benim düşünceme göre eşler birbirlerinin karşısında değil birbirlerinin yanlarında olmalı.


Birbirlerine bakarak kusur aramak yerine hayat amaçlarına bakarak yolculuklarını konsantre olmuş olurlar birbirlerini kutsal görmemeliler bir insanı kutsal ve kusursuz görmek kesin olarak hayal kırıklıklarına yol açar kutsal olan hayat yolculuklarımızdır, yaşam yolculuğumuzdur ve eşler dediğim gibi birbirlerini karşısında değil omuzları birbirine değecek şekilde birbirlerini tamamlayacak şekilde birbirlerini kuvvetlendirecek şekilde yan yanadırlar.


Eşimle yaptığım konuşmada ikinci fikir olası ileride yaşayacağımız anlaşmazlıklara ilgiliydi burası dünya biliyorsunuz. Burası geçimsizlikleri huzursuzlukların, kavgaların, sorunların ve sorunu çözmelerini yeri insan dün dost dediği insanlar bile bugün kavga edebiliyor geçimsizlik, huzursuzluk yaşayabiliyor bırakın başkalarını insan kendisiyle bile anlaşamadığı durumlar olabiliyor insanın kendisiyle bile büyük kavgaları olabiliyor.


Ancak evlenen çiftler birlikte bir hayat yolculuğuna çıkarlar yediklerini içtiklerini aynı evde yaşadıkları için aslında soluklarını bile paylaşırlar biz senle bu yaşam yolculuğunda asla kavga etmeyeceğiz. Bizim asla büyük bir tartışmamız olmayacak. Peki bunu nasıl olacak insanlar niye tartış arkadaşlar insanlar fikir ayrılıklarından dolayı tartışır.


Farklı düşünürler ve tartışırlar burada bu konuyu 2'ye de ayırabiliriz aslında veya farklı düşündüğümüz konu bireysel bir konuysa bu bireysel zevktir zaten ki bunda tartışılacak bir şey yoktur değil mi renkler zevkler tartışılmaz ilgi alanları, izlemeyi sevdiğim film, okumayı sevdiğin kitap, ilgilendiği spor bunlar tartılacak şeyler değil. Bilakis bunların farklı olması ve renk çeşitlilik yaratıcılık getirir ve güzeldir bence sorun genelde iki kişiyi de ilgilendiren konularda çıkar arkadaşlar yani kavgalar kişide ilgilendiriyorsa konu oradan çıkar.



Peki ikimizi de ilgilendiren konularda fikir ayrılığına düşersek nasıl yapacağız. Bir konuda farklı fikriniz varsa sen o konuyla ilgili argümanını ortaya koyacaksın. Ben neden öyle düşündüğünü bana anlatacaksın. Ama sabırla benim de senin neden öyle düşündüğünü anlamımı bekleyeceksin. Ardından ben okuluyla ilgili fikrimi argümanımı ortaya koyacağım.


Neden öyle düşündüğümü senin anlamanı sağlayana kadar sabırla sevgiyle onu sana anlatmaya çalışacağım birbirimizin nedenlerini anladıktan sonra da hangi fikir mantıklıysa birlikte karar vererek o fikri seçeceğiz ya da ikisini de seçmeyeceğiz ikisinin de en akıllıca yönlerini alıp bir üst fikir Optimize edilmiş yeni bir fikir ortaya çıkacak ve o üçüncü fikri tercih edeceğiz. Burada empati önemli çünkü bazı konularla iki fikirde doğru olabilir kendince.


Örneğin bir kupanın kulpu sağda mı solda mı bana göre sağda ve solda bunu tartışılacak bir nokta yok bu konuyu tartışanlar arasında sevgi ve akıl yoksa buradan bile çok büyük kavgalar çıkartabilirsiniz ama aklı ve sevgisi olan insanlar birbirlerini aynı konuda sağda ve solda farklı düşünseler bile empati yapabildikleri için karşısındakinin neden öyle düşündüğünü anlayabildiği için orada tartışılacak bir konu kalmaz.


Dünyada her konuda böyle olmuştur arkadaşlar aklı kullanan sahlar her zaman ileriye doğru gitmiştir aklı ikinci plana atan aklı kullanmayı reddeden ya da gerek duymayan sahalar her zaman durağan bir su gibi yosunlaşmış kokmaya başlamıştır.



İnsan ilişkilerinde böyle olur ortada akıl ve sevgi yoksa çok gereksiz konulardan bile çok büyük yaygara çok büyük çığırtkanlık koparabilirsiniz ve önlenemez bir kavgaya doğru olayı götürebilirsiniz.


Benim düşünceme göre büyük aşklarda dostluklarda şiirsel sevdalarda dahi fikir ayrılıklarına düştüğünde çiftler iki profesörün de atom çarpıştırırken fikir ayrılığına düştüğünde kendilerini nasıl ifade ediyorlarsa aynı o şekilde kendilerini ifade etmelilerdir.


Ancak bu şekilde zemini akıl, empati ve saygı üzerine kurarsanız üzerine inşa edeceğimiz sevgi ve aşk sonsuza kadar kendine devam ettirecek bir zemin bulabilir. Arada sevgi yoksa zaten anlayış da olmaz empatide olmaz, alakasız konularda sorunlar çıkartırsın, tipinden gıcık kaparsın, hayatı kendine de orada adeta ızdırap edersin ama sevgi varsa bir de


ilişkinizi kuracağınız binanın harcına bu anlattığım iki akılcı bakış açısı ya da kendinizi ürettiğiniz bakış açıları da ortak fikirleri katarsanız o ilişki çok daha sağlıklı olur. Hayatın size çıkaracağı zorluklara bu birlikte omuz omuza verip göğüs gerersiniz ve adeta birbirinizin öğretmeni olarak sürekli birbirinize öğretmeye devam ederek tüm zorlukların üstesinden gelebilirsiniz. Benzer konularda farklı fikirler üretmekten de bence eşler çekinmemeli.


Çünkü insan bir şey konsantre olduğunda sadece oradaki yenilikleri ya da oradaki şeyi görebiliyor farklı bir fikir geldiğinde bulunduğu odanın dışarı çıkabiliyorsun yani sanki bir duvarda yeni bir pencere açılıyor hayatına sevdiğinle ve benzer konularda farklı fikirler üretildiğin de sanki bu hayatı iki farklı beyinde yaşıyormuşsun gibi oluyor iki farklı açıdan bakabiliyorsun hayata dolayısıyla sevdiğinizde benzer konularda farklı fikirler üretmenin keyfini çıkarmalısınız.


Bugün de böyle hassas böyle duygusal bir konuyla ilgili size kendi bakış açımı anlattım bence gerekli arkadaşlar özellikle evlenmeyi düşünen çiftler karşılıklı olarak böyle ciddi konuları işte çay kahve aralarına sıkıştırmaları gelecekte inşa edilecek binaların temelini güçlü olması anlamında çok önemli olabilir bana katılırsanız katılamazsınız çok önemli değil fikirlerinize yorumlarda görmek isterim arkadaşlar özellikle evli çiftlerde evlenecek olanlara belki fayda sağlayacak fikirlerini aşağıda paylaşabilirler.



16 görüntüleme0 yorum